papağan çeşitleri

Gri Papağan Türleri



 

Adı: Kongo, Kırmızı Kuyruk
Latince adı: Psittacus Erithacus Erithacus
Boyu:33cm
Ortalama Ömrü: 60 Yıl
Bakım Zorluğu: Orta
Ses Seviyesi: Orta
Konuşma Yeteneği: Yüksek
Özellikleri: Konuşma yeteneği ve zekası nedeniyle dünyada en fazla tercih edilen papağan türüdür. Kalsiyum ve mineral eksikliği ile tüy yolma sorunları yaygındır.




 


 

Adı: Timneh, Bordo Kuyruk
Latince adı: Psittacus Erithacus Timmeh
Boyu:30cm
Ortalama Ömrü: 60 Yıl
Bakım Zorluğu: Orta
Ses Seviyesi: Orta
Konuşma Yeteneği: Yüksek
Özellikleri: Türdaşından biraz daha küçük boylu olan bu papağanlar tüy yolma sorununu daha az yaşamaktadır. Ayrıca yine türdaşına göre daha kolay evcilleşebilmektedir.
Not: Üst gagasının üstünde açık renk bir kısım bulunması, tüy renginin daha koyu olması ve kuyruk renginin siyah-bordo olması nedeniyle Kongo türünden ayrılır.
Lori Türleri


 

Adı: Geveze Lori
Latince adı: Lorius garrulus
Boyu:30 cm
Ortalama Ömrü:35 Yıl
Bakım Zorluğu: Zor
Ses Seviyesi: Orta
Konuşma Yeteneği: Orta
Özellikleri: Çok canlı renklere sahip olan bu tür meyve bazlı beslenmesi nedeniyle bakımı zordur.


 


 

Adı: Mavi Çizgili Lori
Latince adı: Eos reticulata
Boyu:30cm
Ortalama Ömrü:35 Yıl
Bakım Zorluğu: Zor
Ses Seviyesi: Orta
Konuşma Yeteneği: Orta
Özellikleri: Çok canlı renklere sahip olan bu tür meyve bazlı beslenmesi nedeniyle bakımı zordur.


 


 

Adı: Gökkuşağı (Rainbow) Lori
Latince adı: Trichoglossus Haematodus
Boyu: 26 cm
Ortalama Ömrü:35 Yıl
Bakım Zorluğu: Zor
Ses Seviyesi: Orta
Konuşma Yeteneği: Orta
Özellikleri: Çok canlı renklere sahip olan bu tür meyve bazlı beslenmesi nedeniyle bakımı zordur.
Amazon Türleri


 

Adı: Mavi Alınlı Amazon
Latince adı:Amazona Aestiva
Boyu:34cm
Ortalama Ömrü:40 yıl
Bakım Zorluğu: Orta-Zor
Ses Seviyesi: Orta
Konuşma Yeteneği: Orta
Özellikleri: Bütün amazon türlerine olduğu gibi hormonal değişiklik zamanlarında agresif davranışlar sergileyebilir. Vücut dilinin iyi okunması halinde rahatlıkla bu sorunun üstesinden gelinir.



 

Adı: Sarı Alınlı Amazon
Latince adı:Amazona Ochrocephala
Boyu:36cm
Ortalama Ömrü:40 Yıl
Bakım Zorluğu: Orta-Zor
Ses Seviyesi:Orta
Konuşma Yeteneği: Yüksek
Özellikleri: Sarı kafalı amazondan sonra türlerinin arasında en fazla konuşma yeteneğine sahip papağandır. Bütün amazon türlerine olduğu gibi hormonal değişiklik zamanlarında agresif davranışlar sergileyebilir. Vücut dilinin iyi okunması halinde rahatlıkla bu sorunun üstesinden gelinir.


 

Adı: Sarı Kafalı Amazon
Latince adı:Amazona Oratrix
Boyu:36cm
Ortalama Ömrü:40 Yıl
Bakım Zorluğu: Orta-Zor
Ses Seviyesi: Orta
Konuşma Yeteneği: Yüksek
Özellikleri: Amazonlar arasında en fazla konuşma yeteneğine sahip türdür. Bütün amazon türlerine olduğu gibi hormonal değişiklik zamanlarında agresif davranışlar sergileyebilir. Vücut dilinin iyi okunması halinde rahatlıkla bu sorunun üstesinden gelinir.




 


 

Adı: Jardine Papağan
Latince adı: Poicephalus gulielmi
Boyu:28 cm
Ortalama Ömrü:40 Yıl
Bakım Zorluğu: Orta
Ses Seviyesi: Orta
Konuşma Yeteneği: Düşük
Özellikleri: Bir Amazon türü olmamasına rağmen sarı-alın amazon olarak satıldığı bilindiğinden bu bölümde ele alınmıştır. Bu tür boyut olarak amazonlardan daha küçüktür ve konuşma olarak da çok daha düşük yeteneğe sahiptir.



 

Ara Türleri


 

Adı: Sarı-lacivert Ara
Latince adı:Ara Ararauna
Boyu:85cm
Ortalama Ömrü:80 Yıl
Bakım Zorluğu: Zor
Ses Seviyesi: Yüksek
Konuşma Yeteneği: Düşük
Özellikleri: Mükemmel görünüşe sahip ve oldukça alımlı bir türdür. Eğitim zorluğu ve boyutu nedeniyle sadece çok tecrübeli papağanseverlere uygundur.


 


 

Adı: Yeşil Kanatlı Ara
Latince adı:Ara macao
Boyu:85cm
Ortalama Ömrü:80 Yıl
Bakım Zorluğu: Zor
Ses Seviyesi: Yüksek
Konuşma Yeteneği: Düşük
Özellikleri: Mükemmel görünüşe sahip ve oldukça alımlı bir türdür. Eğitim zorluğu ve boyutu nedeniyle sadece çok tecrübeli papağanseverlere uygundur.
Kakadu Türleri


 

Adı: Beyaz Kakadu
Latince adı: Cacatua alba
Boyu:45 cm
Ortalama Ömrü:40 Yıl
Bakım Zorluğu: Zor
Ses Seviyesi: Yüksek
Konuşma Yeteneği: Orta
Özellikleri: Kakadu ailesinin en iri üyesidir. Çok oyuncu ve kolay evcilleşebilen bir türdür. Bütün kakadu türlerinde olduğu gibi bağırma olayına karşı iyi eğitilmesi gerekir.

Adı: Goffin Kakadu
Latince adı: Cacatua Goffini
Boyu:32cm
Ortalama Ömrü:40 Yıl
Bakım Zorluğu: Orta
Ses Seviyesi: Orta-Yüksek
Konuşma Yeteneği: Orta
Özellikleri: Kakadu ailesinin en küçük üyesidir. Çok oyuncu ve kolay evcilleşebilen bir türdür. Bütün kakadu türlerinde olduğu gibi bağırma olayına karşı iyi eğitilmesi gerekir.


 


 

Adı: Sülfür Kakadu
Latince adı: Cacatua galerita
Boyu:50 cm
Ortalama Ömrü: 40 Yıl
Bakım Zorluğu: Orta-Zor
Ses Seviyesi: Yüksek
Konuşma Yeteneği: Orta
Özellikleri: Çok oyuncu ve kolay evcilleşebilen bir türdür. Bütün kakadu türlerinde olduğu gibi bağırma olayına karşı iyi eğitilmesi gerekir.
Konur Türleri

Adı: Güneş Konur
Latince adı:Aratinga Solstitialis
Boyu:30cm
Ortalama Ömrü:25 Yıl
Bakım Zorluğu: Orta
Ses Seviyesi:Orta
Konuşma Yeteneği: Düşük
Özellikleri: Kolay evcilleşebilen bir tür olması nedeniyle yeni başlayanlara uygun bir türdür.



 

Adı: Patagonya Konur
Latince adı:Cyanoliseus patagonus
Boyu:45 cm
Ortalama Ömrü:15 Yıl
Bakım Zorluğu: Orta
Ses Seviyesi:Orta
Konuşma Yeteneği: Düşük



Özellikleri: Kolay evcilleşebilen bir tür olması nedeniyle yeni başlayanlara uygun bir türdür.

Diğer Türler




Adı: Rozella
Latince adı: Platycercus Flaveolus
Boyu:26cm
Ortalama Ömrü: 15 Yıl
Bakım Zorluğu: Kolay
Ses Seviyesi: Düşük
Konuşma Yeteneği: Yok
Özellikleri: Çok canlı renklere sahip ve bakımı kolay bir türdür.
Adı: Senegal papağanı
Latince adı:Poicephalus senegalus
Boyu:23 cm
Ortalama Ömrü: 25 Yıl
Bakım Zorluğu: Orta
Ses Seviyesi: Orta
Konuşma Yeteneği: Düşük
Özellikleri: Oldukça hırçın ve eğitimi zor bir türdür.


Adı: İskender Papağanı
Latince adı:Psittacula Eupatria
Boyu:58cm
Ortalama Ömrü:35 Yıl
Bakım Zorluğu: Kolay-Orta
Ses Seviyesi: Düşük
Konuşma Yeteneği: Yeteneği 1-2 kelime ve birkaç ıslık ile sınırlıdır
Özellikleri: Bakımı kolay ve yeni başlayanlar için uygun bir türdür. Erkekte pembe-siyah bir halka bulunurken (solda) dişide bu durum gözlenmez (sağda). Benzer pekçok papağan olduğundan satın alırken dikkatli olmakta fayda vardır.

Adı: Sultan Papağanı
Latince adı:Nymphicus Hollandicus
Boyu:32cm
Ortalama Ömrü:12 Yıl
Bakım Zorluğu: Kolay
Ses Seviyesi: Düşük
Konuşma Yeteneği: Yeteneği 1-2 kelime ve birkaç ıslık ile sınırlıdır
Özellikleri: Bakımı kolay ve yeni başlayanlar için uygun bir türdür.


Adı: Cennet
Latince adı: Agapornis Reseicallis
Boyu:15cm
Ortalama Ömrü:10 Yıl
Bakım Zorluğu: Kolay
Ses Seviyesi: Yüksek (Çok tiz ve insanı rahatsız edebilen bir sese sahiptir)
Konuşma Yeteneği: Yok
Özellikleri: Çok canlı renklere sahip olan pekçok türü bulunmaktadır. Üretimi diğer türlere nazaran kolaydır.

Adı: Eklektüs
Latince adı:Eclectus roratus
Boyu: 35 cm
Ortalama Ömrü: 40 Yıl
Bakım Zorluğu: Orta
Ses Seviyesi:Orta
Konuşma Yeteneği: Orta
Özellikleri: Dişinin oldukça parlak renkleri (solda) bulunurken erkek daha çok yeşil tondadır (sağda).

Adı: Cennet Papağanı- Sevda Papağanı- Lovebird
Latince Adı: Agapornis
Familyası: Psittaciformes (Papağanlar)
Alt Familyası: Psittacinae (Papağangiller)
Yaşam süreleri: 10-15 sene olarak bilinmektedir.
Yaşam Alanları:
Afrika kıtası anavatanlarıdır.




Madagaskar’da da oldukça yaygındırlar. (Madagaskar Cumhuriyeti, Afrika'nın doğusunda, Hint Okyanusu'nda yer alan bir ada ülkesidir ve dünyanın 4'üncü büyük adasıdır). Çoğu tür gibi cennet papağanları da, gerek ticaret gerekse göç yoluyla tüm dünyaya yayılmışlardır. Günümüzde Türkiye’de bile vahşi olarak doğada yaşama ayak uydurabildikleri bilinmektedir. Guruplar halinde yaşayan sosyal papağanlardır. Sıcak ve nemli iklimi severler.


Renkleri ve Boyutları:
Ortalama 13-17 cm boyutlarında, 40-45 gr ağırlığındadırlar. Kısa kuyrukludurlar. Bu özellikleri ile çoğu zaman papağan dünyasının en küçük üyeleri olarak adlandırılırlar. Türlerine göre renklerinde farklılık gösterirler. Tüm renkleri canlı ve parlaktır. Çoğunlukla parlak yeşil ağırlıklı renklere sahiptirler.

Bazı Türleri:Bilinen 9 ana türü vardır.
1.Peach-faced Lovebird, (Agapornis roseicollis ) (Şeftali Yüzlü) : En sık rastlanan cennet papağanı türüdür. Yüz ve kafanın tepe kısmı şeftali rengi, gaga ten rengi, kuyruğun kanatlar arasında kalan kısmı parlak saks mavi, kuyruk tüylerinin en ucu turuncu ve siyah, geri kalan kısımları parlak yeşildir.
2.Masked Lovebird (Agapornis personata) (Maskeli) : Bu tür ilk olarak Tanzanya’nın kuzeydoğu kesimlerinde ortaya çıkmıştır. Kafa ve yüz kısmı koyu ve parlak siyah, göz çevresi beyaz, kanatlar çok koyu yeşil, kanat uçları siyah, boyun kısmı beyaz-sarıdır. Bu tür en küçük cennet papağanı türlerinden biri olarak bilinir. Beslenmesi daha çok taze meyve sebzelere dayalıdır.
3.Fischer's Lovebird (Agapornis fischeri) (Fischer’s): Doğal yaşam alanları Viktorya Gölü, Tanzanya ve Afrika’dır. Adını 1800’lerin sonunda bu türü keşfeden Almanyalı araştırmacı Gustav Fischer’dan almıştır. Kanatları, sırtı, göğsü parlak yeşil, başın en üst kısmı zeytin yeşili, boyunları altın sarısından turuncuya geçişli renklerde, yüzü ve gagası kırmızı, gözlerinin etrafı ise beyaz halkalıdır. Mavi renkli olanları da vardır. Bunlarda yüz siyaha yakın, boyun beyaz, kanatlar, sırt ve diğer kısımlar ise mavidir.)
4.Nyasa Lovebird (Agapornis lilianae) (bu ismi dünyanın 9. en büyük gölü olan Nyassa (Malawi) gölünden almıştır): Lilian's Lovebird olarak da bilinmektedirler. Fischer’s ile çok karıştırılmaktadır ama görünüş olarak çok benzemelerine rağmen, bu tür Fischer’s dan daha küçüktür aralarındaki en belirgin fark budur. Nesilleri tükenmektedir, şu an Malawi’deki Liwonde National Park’da koruma altında olan bir türdür.
5.Black-cheeked Lovebird (Agapornis nigrigenis) (Siyah Yanaklı): Yaklaşık 14cm boyutundadır. Yüz ve kafanın üst kısmı koyu kahve-siyah, boyun turuncu, gaga kırmızı, göz çevresi beyaz halkalı geri kalan tüm vücut parlak yeşildir. Afrika kökenlidir ve kurak mevsimde yaklaşık 800’er papağanlı gruplarla göç ederler.
6.Madagascar Lovebird (Agapornis canus) (Adını Madagaskar adasından almıştır): Adından da belli olduğu üzere Madagaskar adası anavatanıdır. Yaklaşık 30-36 gr ağırlıktadırlar. Gagaları diğer cennet türlerine göre daha küçüktür. Grey-headed Lovebird (Gri kafalı) olarak da bilinirler. Kafa, boyun ve yüzleri açık gri tonlarındadır. Vücut ve kanatlar yeşilin tonlarındadır. Kanatları açıkken vücutlarına büyük geliyormuş izlenimi verir.
7.Abyssinian Lovebird (Agapornis taranta) (Adını Habeşistan’dan almıştır): Aynı zamanda Black-winged Lovebird (siyah kanatlı) olarak bilinirler. Cennet papağanları arasında en büyük türdür. Red Faced lovebird ile aynı özellikleri gösterir. Koyu yeşil renktedirler. Dişileri ve erkekleri farklı görünüşlere sahiptirler. Dişilerin yüzleri de tamamen yeşildir, kırmızılık yoktur. Erkek olanların alın kısmı kırmızıdır, kuyruk altındaki tüyleri sarımsı bir şekilde parlar, gözlerinin çevresinde kırmızı halka vardır ve kanatlarının altı siyahtır. Erkek olanlar dişilere göre daha uysal, daha meraklı ve daha cesurdurlar.
8.Red-faced Lovebird (Agapornis pullarius) (Kırmızı Yüzlü): Boyları 15, kuyruk boyları 5 cm kadardır. Tüm vücut parlak yeşil, sadece yüz ve gaga parlak –koyu turuncu, kanat ve kuyruk uçları siyahtır. Genelde 20’li gruplar halinde ormanlarda yaşarlar.
9.Black-collared Lovebird (Agapornis swinderniana) (Siyah Yakalı): Swindern's Lovebird olarak da bilinirler. Çok sık rastlanan türlerden değildir. Küçük cennet papağanı türlerinden biridir. Ayaklar gri, ense kısmı siyah, tüylerin geneli yeşil, göğüs kahvemsi kırmızı, gaga grimsi siyah, gözün irisi ise sarıdır.


Erkek – Dişi Farkı:
Erkek ve dişi farkı Abyssinian Lovebird dışında görünüşte ayırt edilemeyecek gibidir. Cinsiyetin kesin olarak belirlenmesi DNA testiyle belli olmaktadır. Ancak dişilerin kuyrukları yelpaze gibi açık şekilde, erkeklerinki ise daha düzgün ve uca doğru sivrilir şekildedir. Ayrıca dişi kuşlar tünekte veya ağaç dalında tünemiş durumdayken ayaklarını erkek cennet papağanından daha ayrık tutar.




Bakım:
Oldukça meraklı, sosyal ve gürültücü, uçucu kuşlardır. Günün her saatinde seslerini duymak mümkündür ancak özellikle sabah saatlerinde bu sesler daha da fazladır.
Çok aktif papağanlardır, her daim hareketlidirler. Kafeslerinden çıkarıldıklarında dikkatle takip edilmeleri gerekir çünkü kemirmeyi ve çiğnemeyi severler. Mobilyaları, duvarları, elektrik kablolarını kemirebilirler. Dikkatli olmak gerekir.


Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 853x1280 ve 492KB ) Buraya Tıklayın



Zaman zaman agresif tavırlar sergileyebilirler. Bunun nedeninin çok küçük papağan türleri olmalarına rağmen doğal yaşam alanlarında diğer kuşlarla ve daha büyük papağan cinsleriyle yaptıkları yer veya yiyecek kavgalarını evde de size karşı sürdürüyor olabileceğini savunan bir tez öne sürülmüştür. Bu yiyecek ve yer kavgalarını kazanan tarafın da çoğu zaman cennet papağanları olduğu bilgisini ek olarak vermek isteriz.



Uçucu bir tür oldukları için kafes boyutları kanatlarını açtıkları zaman rahatça hareket edebileceği büyüklükte ve içinde küçük uçuşlar yapmasına olanak verecek derinlikte, köşeli formlarda olmalıdır. Günlük olarak mutlaka birkaç saat kafes dışında olması ve uçarak kanat egzersizleri yapması gerekir. Kanat ayarı bu tür için gerekli değildir, uçamamak cennet papağanının depresyona girmesine sebebiyet verecektir. Cennet papağanınıza kanat ayarı yaptırmayınız. Tüneklerinin ağaç dallarından (Narenciye ağaçları, Dişbudak Ağacı, Manolya, Karaağaç, Okaliptüs, Avustralya Çamı, Dut ağacı) ve farklı kalınlıklarda olması gaga ve tırnaklarını törpüleyip sabit uzunlukta kalması için faydalıdır. (Gagaları oldukça güçlüdür ve tırmanma, yer değiştirme, tohumları kırma gibi hayati işlemlerde gagayı kullandığı için gaga bakımını yapabilmesi hayati önemdedir.)
Doğalarında oldukça geniş gruplar halinde yaşadıkları için genellikle eş olarak beslenmeleri tavsiye edilmektedir. Cennetler çift olduklarında onları evcilleştirmek çok zor birşeydir, çünkü çiftler kendi aralarında anlaşarak hareket ettikleri için size ne kadar ilgilenirseniz ilginin alışmaları çok güçtür, çünkü eş olmuşlardır ve onlar için amaç bir şeyler öğrenmek değil çiftleşmek ve üremektir. Tek olarak alınacaksa mutlaka yakından ilgi ve sevgi gösterilmelidir. Evcilleştirilmeleri oldukça güçtür, güvenleri zor kazanılır. Ancak tek başına beslenecekse sabır ilk şarttır. Ayrıca erişkin bir cennetin evcilleştirilmesi neredeyse imkansızdır denilebilir. Evcilleştirmek için 50-70 günlük yavrular idealdir. Bunun için iki erişkin cenneti çiftleştirip alınan yavruların evcilleştirilmesi en akla yatkın yoldur. Bir cennetin güvenini kazanana kadar onun izin verdiği bir uzaklıkta kalarak onunla konuşmalı, sevdiği bir yiyeceği (mesela yeşilbiber) ikram etmeli, sıkılmasını önlemek adına ses çıkaran ve renkli oyuncaklarla ilgisini çekmeyi denemelisiniz.
Konuşma özellikleri yok denecek kadar azdır. Konuşsa bile birkaç kelimeden fazla bir şey beklememek gerekir.
Ayrıca diğer tüm türlerde olduğu gibi her gün suyunu, yemlerini ve gerekirse kafesin altını değiştirmek, haftada bir tünekleri, yemlikleri, kafesindeki aksesuar ve oyuncakları ılık sabunlu suyla yıkamak sağlıklı bir cennet papağanı için gereklidir.
Cennet papağanları banyo yapmaktan çok hoşlanırlar. Kafeslerinde özellikle yaz aylarında sürekli bir banyoluk bulunması yararlı olacaktır. Eğer cennet papağanınızı siz su püskürterek yıkayacaksanız dikkat edilmesi gereken nokta burnunun ve kulaklarının ıslanmasını ve kuşun ıslakken uyumasını önlemektir.
Beslenme:
Doğalarında aynı muhabbet kuşları gibi, çiçek ve bitki tohumları, ayçiceği tohumu (bildiğimiz tuzsuz çekirdek) yeşil yapraklı sebzeler, meyveler ile beslenmektedirler. Hazır yem olarak muhabbet kuşu için hazırlanmış paket yemler cennet papağanınız için de uygundur ama sadece hazır yem beslenme için yeterli değildir. Her gün mutlaka taze meyve ve sebze verilerek vitamini bu şekilde almaları sağlanmalıdır. Meyvelerin tümü kabul edilir olmakla birlikte, yüksek su içerikleri nedeniyle isale sebebiyet vermemek için küçük miktarlarda sunulmalıdırlar. Ayrıca meyve çekirdekleri toksik etki yapacağı için mutlaka ayıklanmalıdır. Günlük olarak verilebilecek karışım nijer, akdarı, keten tohumu, yulaf, mevsimine göre elma, muz, portakal, kayısı, şeftali, üzüm şeklinde olabilir. Sebzelerden yeşil ve kırmızı biber, brokoli, karahindiba, bezelye, kereviz, mısır, taze fasulye verilebilir. Erişkin bir cennet papağanına ek olarak fındık, fıstık (kabuksuz olarak), ceviz, pişmiş tavuk, yağsız ve tuzsuz peynir, yağsız yoğurt, pişmiş yumurta, pirinç, düşük şekerli düşük sodyumlu tahıl gevrekleri ve bunun gibi besinler verilebilir. Daha önce muhabbet kuşu konusunda değindiğimiz gibi toksik etkisi ile ölüme sebebiyet verebilen avokado, çikolata, elma çekirdeği asla verilmemelidir. Yağ ve tuz oranı yüksek besinlerden kesinlikle kaçınılmalıdır.

Ek olarak kafeslerinde mineral takviyesi sağlayıcı gaga taşı (mürekkep balığı kemiği) bulundurmak gereklidir.
Çiftleşme ve Üreme:
Evde üretim için oldukça uygun papağanlardır.
Yavru almak istenildiğinde unutulmaması gereken en önemli husus aynı türleri birbiriyle çiftleştirmektir. Farklı türlerde cennet papağanlarının çiftleşmesinden %90 oranında ya sonuç alınamamakta, ya doğar doğmaz ölen yavrular elde edilmekte ya da sakat yavrular alınmaktadır. Bu hususa özellikle dikkat edilmesi gereklidir.

Erişkin cennet papağanları üreme dönemlerinde her zamankinden daha gürültücü ve sinirli olabilirler. Agresif tavırlar sergileyebilirler.
Üreme dönemlerinde aynı kafes içinde tek çift kuş olması daha uygundur. Yuvalık için uygun boyutlar 20x20x20 cm şeklindedir. Yuvayı cennetler kendileri hazırlayacaktır, siz talaş, kum, gazete kâğıdı vs. gibi maddelerle yuva hazırlamaya kalkışmayınız. Yuvayı hazırlayabilmeleri için kafeste boyasız kâğıt parçaları, kâğıt havlu, dallar, yuva ipi, saman, kuru ot ve banyoluk bulunmalıdır (Banyoluk cennetlerin kâğıt parçalarını ıslatabilmesi için gereklidir. Ayrıca bu dönemde cennetlerin daha çok banyo yapmaya ihtiyaçları vardır). Çiftleşmeye hazır olan çift 4-5 gün içerisinde yuvalarını bu malzemeleri kullanarak hazırlar. Kafes dışında bulunmaya alışık kuşlar olsalar bile bu dönemde kafesin dışına çıkarılmamaları ve kafesin bulundukları odanın en sakin yerine taşınması cennetlerin rahat etmesi açısından uygun olacaktır.



Çiftleşme olduktan sonra dişi cennet 10 gün içinde hepsi birer gün arayla olmak üzere 4-8 yumurta yapar. Kuluçka 22 ila 30 gün kadar sürer. 5-6 günlük yumurta alınıp ışığa tutulduğunda döllenip döllenmediği anlaşılacak durumdadır (kuluçka süresince yumurtalara dokunmak çok doğru değildir ancak döllenip döllenmediğinden şüphe duyuluyors,a bir kaşık yardımıyla yumurta alınıp, kısa süre içinde incelenip tekrar yerine bırakılırsa bir sorun yaşama olasılığı en aza indirilmiş olur). Kuluçka döneminden sonra yavrular yumurta sırasına göre birer gün arayla çıkmaya başlarlar.
Tüysüz olarak yumurtadan çıkan yavrular, anne ve babasının ağızlarında onlar için hazırladığı sindirilmiş yiyeceklerle beslenirler. Bu nedenle kuluçka döneminde ve anne ile baba yavruları beslerken yumurta maması verilmesi faydalı olacaktır. Bu dönemde kafeste yukarıda değinilen taze meyve ve sebzeler günlük yemleri ile birlikte hazır bulundurulmalıdır. Yavrular doğduktan yaklaşık 1,5 ay sonrasına kadar yuvalıkta kalacaklardır. Bu süre içinde yuvalığı temizleme ihtiyacı duyulacaktır. Bunu yaparken yavrulara kesinlikle elle temas edilmemeli, bir kaşık yardımıyla yuvadan çıkarılmalı ve temizlik mümkün olduğunca çabuk halledilip tekrar yerlerine konulmalıdır. Yavruların ellenmemesinin nedeni ebeveynlerin bundan hoşlanmaması ve ellenmiş bir yavruyu yuvadan atabilme olasılıklarının olmasıdır.
Yavrular yuvadan 38-45 gün sonra çıkmaya başlarlar. Yuvadan çıktıklarında tamamen anne babadan bağımsız değildirler. Tamamen bağımsız hareket edebilmeye yuvalıktan çıktıktan yaklaşık 2 hafta sonra başlarlar.
Yavruların beslenmesinde ek olarak meyveli ve sebzeli konserve bebek mamalarını da kullanabilirsiniz. En azından bir yaşına gelene kadar çekirdek verilmemesi uygun olacaktır (çekirdek yavrularda çok daha hassas olan kursağı delerek ölümlere neden olabilir).
Bir cennet papağanının yavru olduğu tüylerinin matlığından ve gagasının siyahlığından anlaşılabilir (yavru cennet papağanlarının gagası erişkinlerininkinin renginde değil, koyu kahve-siyah arasıdır ve büyüdükçe renk açılır). Yavru cennetler çok çabuk büyür kilo alırlar ve de çok kısa bir sürede yetişkin boyutlarına ulaşırlar. Burada dikkat edilecek husus göğüs kısmının düzgün ve şeklini tam olarak tamamlamış olmasıdır. Omurga kemiği, göğsün merkezinde bulunmalı ama bir çıkıntı veya sertlik oluşturmamalıdır, ayak parmakları belirgin, şekilli ve kuvvetli, nefes alışı yavaş ve düzgün olmalıdır. Aksi bir durum kuşun sağlıksız veya hasta olduğunun göstergesidir.

 

Gri Kanatlı Gök Mavisi Muhabbet Kuşu

Gri Muhabbet Kuşu

Renesif Benekli Mor Muhabbet Kuşu

Lutino Muhabbet Kuşu

Tepekli Opal Kobaltı Muhabbet Kuşu

 

 
1- MUHABBETKUŞUNUN YUVASI NASIL OLMALI?
Pet shoplarda, muhabbet kuşları için uygun ölçülerde hazırlanmış yuvalar bulmak mümkün. Dilerseniz, 25 santim yüksekliğinde, 15 santim derinliğinde ve 15 santim genişliğinde bir yuvayı kendiniz de kontraplaktan yapabilirsiniz. Yuvaların arka kısmında, yavruları kontrol edebilmek için dışarı doğru açılan bir kapı ve ön kısmında anne ve babanın girebilmesi için bir delik bulunmalı. Giriş deliğinin birkaç santim altına, kuşcuların konarga adını verdiği kısa tüneği yerleştirmeyi unutmayın. Dişi kuş, yuvalığa uçtuğu zaman, giriş deliğinin kenarına değil, konargaya konacaktır. Ayrıca dişinin yuva yapabilmesi için arka kısıma bir oyuk yapmanız yuvanın düzgün durmasını sağlayacaktır.


2-YUVA YAPMASINA YARDIMCI MADDELER NELER OLMALIDIR?
Doğada yaşayan kuşlar, güçlü gagalarıyla ağaç dallarını ufalayıp, elde ettikleri talaşı, yuvalığın dibine taşırlar. Kafeste yaşayan kuşlara yardımcı olmak için, yuvanın tabanını üç santim yüksekliğinde, talaşla kaplayın. Yuvaya koyduğunuz talaşın, kimyasal maddelerle işlenmiş ağaçlardan elde edilmediğine emin olun. Ayrıca yuva yapmasına yardımcı olamak için kendir liflerini kafese koyarsak, dişi yuva yapmak için bu malzemeyi kullanacaktır.Yuva geniş bir kafese yerleştirilmeli. Kafes küçükse, yer kaplamaması için kapıyı açıp, dışarıdan yerleştirin. Muhabbet kuşları önce , yuvayı merakla izler. Dişi kuş gün geçtikce, yuvayla daha çok ilgilenir. Yuvanın içine gözatmaya başlar. Bir süre sonra içine girip, sağı solu gagalayıp, kontrol eder. Giderek, yuvada daha çok kalır. Erkek kuş da yuvaya gözatar ama içeri girmez. Dişiden uzak duran erkek kuş, artık daha cüreetkar davranacaktır.

3- MUHABBET KUŞUNUN EŞLEŞMESİNİ NASIL GÖZLEMLERSİNİZ?
Muhabbet kuşlarının dişisi daha zor eşe gelir, erkek ise dişinin engel olmasına rağmen, her fırsatta dişisinin kuyruğuna dokunmaya çalışır. Dişiyi etkilemek için, kafesteki çanı kuvvetli şekilde çalar. Durmadan uçar, konmak için dişinin yanını seçer. Yan yan sekerek yürür. Ateşli bir şekilde başını sallayarak dişinin yanına yaklaşır. Gagasıyla omuzuna vurur. Bu sırada, heyecandan göz bebekleri küçük siyah noktalara dönüşür. Dişi, birleşmeye hazır olduğunu günlerce sonra gösterir. Dalın üzerine konar oturur. Başını arkaya uzatır. Kuyruğunu havaya kaldırır ve hareketsiz kalır. Erkek mesajı alınca, dişinin sırtına çıkar. Çiftleşme bittiğinde dişi uçup gider.


4-YUMURTLADIĞI ZAMAN DİŞİNİN DAVRANIŞLARI NASILDIR VE NEDEN BAZEN YUMURTASINI AŞAĞIYA ATAR?
İlk yumurtadan sonra iki günde bir olmak üzere toplam 4 ile 6 yumurta yaparlar. Yumurtlamak, dişi için muazzam zordur. İlk yumurtadan sonra kuş kuluçkaya yatar. Yalnızca, tuvalet ihtiyacı için dışarıya çıkar. Artık, erkeğin onu besleme zamanı gelmiştir. Bu arada meraklanarak yuvanın içine bakmak gibi bir harekette bulunmanız dişiyi rahatsız edeceğinden bazen yumurtaları kırmak yada aşağıya atmak gibi eylemlerle de karşılaşabilirsiniz. En iyisi uzaktan takip etmektir.Muhabbet kuşları hislerini çabuk gösteren, çabuk kızan kuşlardır. Özellikle yumurtladıktan sonra yuvasına bakılmasından, kendisi yada eşi ile ilgilenilmesinden, Kafes yada yuvasının yer değiştirilmesinden kesinlikle hoşlanmaz. Bunu yumurtalarını kırarak yada yuvadan aşağı atarak gösterir. Hatta yumurtadan çıkmış yavrusunu dahi yuvadan atabilir yada gagalayarak öldürebilir. bazen yeniden yumurtlayacağı zamanda yavrusunu öldürerek aşağıya atabilir. Buda bu kuşun yapısında olan ve henüz çözülememiş bir durumdur. Eğer yumurta boş yada yavruya bakma niyeti yoksa zaten yumurtayı aşağıya atar. Kanaryada böyle bir şey kesinlikle olmaz. Kanaryalar daha ağırbaşlı ve uysaldırlar.


5- YUMURTALARIN DÖLLENDİĞİ NASIL ANLAŞILIR?
Kuluçkanın 6'ncı gününde, yumurtanın döllenip döllenmediği anlaşılır. Elinize aldığınız yumurtayı, bir el fenerine doğru tutun. Yumurtanın çekirdeğini görebilirsiniz. Döllenmemiş yumurtanın içinde leke göremezsiniz. Yumurtaların hepsini yuvaya koyun ki, dişi kızmasın.


6- YAVRU MUHABBETKUŞU KAÇINCI GÜNDE YUMURTADAN ÇIKAR?
Yumurtadaki embriyonun, bebek muhabbet kuşuna dönüşmesi için, belli ısıda 18 gün geçmesi gerekir. Nasıl ikişer gün arayla yumurtladıysa, yavrularda aynı şekilde ikişer gün arayla yumurtadan çıkar. Dişi kuş, farklı boylarda yavrularla ilgilenmek zorundadır. Yuvada hala tüylenmemiş yavru varsa, bunları gece gündüz, kanatları altında korumaya devam eder.


7- YAVRU MUHABBETKUŞU' NUN SAĞLIKLI YETİŞMESİ İÇİN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?
Yuva sıcaklığı 37, ev sıcaklığı ise 16-18 derece olmalıdır. Yumurtaların kurumaması için kafesin içinde nem oranı yüksek tutulmalıdır.
Kuşlar, filizlenmiş tohumlar ve özel kuluçka yemleriyle beslenmeli.
Yuvalar her gün kontrol edilmeli. Yuva kontrolü, kuşun yuvada olmadığı zamanlar yapılmalı.
Yumurtaların kabukları yavrulara zarar verir. Yumurta kabukları, zaman geçirmeden yuvadan alınmalı.
Yavrulardan biri ölmüş olabilir. Diğer yavruların sağlığını tehtid eden ölü yavru mutlaka yuvadan çıkartılmalı.
Yavrunun kursağına hafifce dokunun. Genellikle boştur. İyi beslenmeyen yavrular, gelişimlerini tamamlayamazlar. Anneler, yeterince beslenmemiş olabilirler. Bu yüzden yavruların ve annelerin özel olarak beslenmesi gerekir.
Kuluçka döneminden önce satıcılardan beslenme şırıngası ve yavru yemi alın. Yavruları ilk 14 günde şırıngayla, daha sonra kaşıkla besleyin.
Besleyeceğiniz yavruyu, yumuşak bir kağıt havlunun üzerine yatırın. Hazırladığınız özel yemi, şırıngayla yavrunun diline damlatın. Kursağı doluncaya kadar bu işleme devam edin. Annenin yeterince besleyemediğini inandığınız yavrulara bu işlemi her gün uygulayın.


8- YAVRU MUHABBETKUŞU' NUN GELİŞMESİ NASIL OLUR?
Yavru yumurtadan çıktığında 2-2.7 gram ağırlığındadır. ilk beş gün boyunca gözleri kapalıdır. Sırt üstü yatar pozisyonda, annesinin yemlemesini bekler.
6-8'inci günler arasında yavrunun ağırlığı 12-14 grama ulaşır.
7'nci gün kanat tüyleri belirmeye başlar.
8'inci günde başını dik tutmaya başlar. Birkaç sıçrama yapabilir.
9'uncu gün kuyruk tüyleri büyümeye başlar. Gözleri açılır. Kuyruk kısmına oturarak beslenir.
12'nci gün, tüm ince tüyleri çıkmıştır. Ağırlığı 23 grama ulaşır.
17'nci gün tüm tüyleri tamamlanır. Hala yuvadan çıkmaz.
21'inci gün, tüy renkleri belirginleşir.
28 ve 31'inci günler arasındayavrular tırmanabilir. Kanatlarını çırparlar. Yuvadan çıkabilirler.
28'inci gün, tüm tüyleri tam anlamıyla çıkmıştır. Renkleri büyüklerinkine nazaran daha mattır.
3-3 aylıkken, gençlik dönemi tüy değişimi gerçekleşir. Yeni çıkan tüyleri, büyüklerinki gibi parlak olur.


9- YAVRU MUHABBETKUŞU EŞLEŞMEYE KAÇINCI AYDA HAZIR OLUR?
Yavru muhabbet kuşu 6-8 aylık olunca erişkinliğe ulaşmış olup, eşleşmeye hazırdır.


10- MUHABBETKUŞU' NUN ERKEK YADA DİŞİ OLDUĞUNU PRATİK OLARAK NASIL ANLARSINIZ?
Muhabbet kuşunuzun erkek yada dişi olup olmadığını anlayabilmek basit bir yol göstereceğiz. Elbetteki bu uzman bir kuşçu gözüyle yapılmış bir tespit olmasada,Muhabbet kuşunun gagasının üzerindeki etli kısım koyu renkli ( Mavi yada benzeri renkli) ise erkek, renk yok ise dişidir diyebiliriz.


11- MUHABBETKUŞU İLE ARKADAŞ OLABİLMEK İÇİN NELER YAPMALIYIZ ?
Muhabbet kuşları, neşeli, akrobatik, sevecen, sıcakkanlı ve şaşırtıcı küçük kuşlardır. Onların dostluklarını kazanmak için, zekice yaklaşarak ilgisini çekin. Zaten çoğunlukla onlar sizden önce size yaklaşacaklardır. Ancak bu narin vücuttaki eğlendirici kişilik, ona kaba davranmanıza asla müsaade etmez.
Bir çok muhabbet kuşu, omuzlarınızda vakit geçirmeyi çok sever. Bu özelliklerine rağmen genellikle kucaklanacak, okşanacak hayvanlardan değildirler.
Ama ara da bir başlarının kaşınmasından da hoşlanırlar.
Muhabbet kuşları, kendilerine her gün dokunulmasını isterler. Eğer dokunuşlarınızı yeterli bulmazlarsa utangaç, vahşi ve bazen de yaramaz olabilirler.

12- MUHABBETKUŞU' NU EVCİLLEŞTİRMEK İÇİN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?
Onların çoğu, ailelerinin yanında, insani dokunuşlardan uzak büyüdükleri için ürkek olurlar. Bir muhabbet kuşunu çok genç yaşlarda, hatta bebekken elde ederseniz, evcilleştirilmesi çok daha kolaydır. Elle beslenen bebekler, kısa sürede sizinle arkadaş olurlar. Onlar, ebeveynleri tarafından yetiştirilenlerden daha fazla kucaklanılmaktan hoşlanırlar.
Muhabbet kuşlarının tek başlarına ya da çift olarak tutulması mümkün. Eğer gerçekten kuş evcilleştirmek istiyorsanız, yalnız bir kuş edinmeniz daha iyi olacaktır. Çift olan kuşların asla evcilleştirilemeyeceği anlamında söylemiyoruz bunu. Sadece çift olan kuşlarınızı evcilleştirmek için daha fazla çalışmanız gerekir.


13- İKİ MUHABBETKUŞU YANYANA OLUNCA EVCİLLEŞTİRMEK ZOR MUDUR?
Tek bir kuşa göre daha zordur. Bunun sebebi de, kuşlar çift iken, birbirleri ile ilişki halindedir ama yalnız bir kuş, sadece sizinle ilişkidedir. Onun bir arkadaşı olması gerektiğini hesaba katın ve bu siz olun. Eğer tercihiniz çift kuş edinmekse, fakat aynı zamanda da size arkadaşlık etmelerini istiyorsanız, işe yalnız bir kuş edinmekle başlayın. Aradan bir kaç ay geçip de sizinle ilişki kurduğunda, yanına ikinci bir kuş ekleyebilirsiniz. Ancak sadece evcilleştirmek amacıyla kuşu uzun süre tek tutmakla ona işkence etmiş olursunuz. Bu nedenle kuşun bir süre sonra evcilleşip evcilleşmeyeceği durumundan belli olur. Belli bir süre sonra evcilleşmiyorsa yanına bir eş almanız onu daha sakin kılacaktır. Ancak kuşunuz evcilleşmeye meyilli ve hatta evcilleşmis ise ona bir eş almanızda da mani bir hal yoktur. Çünkü kuşunuz birkere size alıştımı sizinle olan dostluğunu kesmeyecektir.

14- MUHABBETKUŞU' NU KONUŞTURMAK İÇİN NE YAPMALIYIZ?
Muhabbet kuşları konuşma yeteneğine sahiptirler. Bazı kuşlar, yeni kelimeleri ve deyimleri çabuk sökerken bazıları da asla tek kelime bile öğrenemeyebilir. Öncelikle yavru muhabbetkuşları 2-4 aylık iken konuşmaya eğitmeniz daha iyi sonuç verecektir. Belli bir ayı geçen kuşlar zor konuşur, hatta tek kelime bile öğretemeyebilirsiniz. Konuşma yeteneğine erkek muhabbetkuşlarının daha yatkın olduğu gözlenmiştir. Ancak dişi kuşlarda konuşur ama erkek kuşa göre kelime dağarcığı sınırlı kalır.
Muhabbet kuşlarının hayranlık uyandırıcı bir kelime dağarcığı olsa da, bunu anlamak zor olabilir. Çünkü kelimeleri yüksek bir hızda çıkarırlar. Erkek ve dişi kuşlar konuşmayı öğrenebilir, ama erkekler sözlük dağarcıklarına sık sık yeni kelimeler eklerler ve sözcükleri daha doğal çıkarmaya başlarlar.
Eğer konuşan bir muhabbet kuşuna sahip olmayı gerçekten çok istiyorsanız, en iyi seçim, küçük yaşta, elle besleyebileceğiniz bir yavru alın. Fakat bunun bir garantisi olmadığını unutmayın.

15- YAVRU MUHABBETKUŞU' NA YADA YENİ ALDIĞIMIZ BİR KUŞA NASIL DAVRANMALIYIZ?
Yavru bir muhabbet kuşunu alıp eve getirdiğinizde, kafesine yerleştirmeden önce yarım saat oynayın. Bu sizinle iletişime geçmesine, ilişki kurmasına yardım eder. İlk başlarda kuş çok ürkek görünebilir. Ve sizden uzaklaşmayı deneyebilir. Unutmayın ki o, sizin avucunuza ulaşana kadar diğer kuşların sesi ve görüntülerinden başka bir şey bilmiyordu.
Eğer sizden uzaklaşmayı denerse, vücudunu nazikçe elleriniz arasında tutun. Sonra onu okşamaya başlayın ellerinizle. Ardından yanaklarınıza doğru götürün. Bu hareketler sakinleşmesine yardım edecektir.
Tıpkı bebek muhabbet kuşu gibi eve ilk getirdiğinizde, yetişkin muhabbet kuşunu elinize alın. Emin olun ki ilk önce kanatlarını çırpacaktır. Onu dikkatlice yere bırakın. Elinizi çok yavaşça kuşun göğsünün üstüne götürün. Elinizi yere paralel olarak hareket ettirmeniz eğitim esnasında size kolaylık sağlayacaktır. Eğer arkaya doğru kaçarsa, vazgeçmeyin ve denemeyi sürdürün. Ürkütmeden, çok yavaş hareket ederek devam edin. Sonuçta yatışacak ve elinizin yakınına doğru yanaşacaktır. Yapmanıza izin verdiğinde, nazikçe göğsünden tutmayı deneyin. Doğru yolda olup olmadığınızı o size davranışları ile belli edecektir. Gerginse ve yeniden uzaklaşmayı denerse, yılmayın.


16- MUHABBETKUŞU' NU EĞİTMEYE NEREDEN BAŞLAMALIYIZ?
Artık elinizde ve siz çok yavaşça elinizi yukarı doğru kaldırıyorsunuz. Zıplamaya kalkışırsa, ona yatışması için süre verin ve tekrar deneyin. Öğretmeniz gereken öncelikli terim ‘‘Yukarı’’ ve ‘‘Aşağı’’olacaktır. Aşağı-yukarı pratik eğitimini, kuşunuzu evcilleştirirken hiç değilse haftada bir kere kullanabilirsiniz.
Muhabbet kuşlarına acı vermeyi denemeyin. Eğer çimdiklemeye, ısırmaya devam ediyorsa hafifçe yüzüne üfürün. Bir kuşu elinizden düşürmemeniz gerekir. Hele de bir muhabbet kuşunu! Ona vurduğunuzda ya da düşürdüğünüzde bu hiç zevk verici bir öğreti olmayacaktır. Özellikle ısırmaya eğilimli olduğunda, kuşu omuzlarınıza yaklaştırmamanız gerekir. Hayır kelimesini ona mutlaka öğretmelisiniz


17- MUHABBETKUŞU İLE HANGİ TÜR OYUNLAR OYNAMALIYIZ ?
Muhabbet kuşu, masanın üzerine konunca, bir kağıt parçasını buruşturup, yavaşca önüne atın. Ve oradan uzaklaşın. Göreceksiniz, bir süre kağıt yumağının çevresinde dolaşacak. Sonra gidip gagalayacak. Kağıt yumağını diftmeye çalışacak. Kağıdın yüksek bir yerden düşmesini merakla izleyecek. Düşen kağıdı, alıp aynı yere koyduğunu ve tekrar düşmesini zevkle seyredecek.
Ucuna tel takılmış ve telin ucu kuşa batmayacak şekilde kıvrılmış, küçük bir plastik topu masanın üzerine koyun. Hemen yanına gelip, topu yuvarlayacak, gagasıyla telinden tutup, onu havaya doğru atacaktır.
Onunla resim yapın. Boya kalemleriyle kağıdın üzerine şekiller çizin. Bu görüntü onu büyüleyecek. Renkli kalemleri gagasıyla tutmaya çalışacak. Kim bilir, belki bir iki çizgi de o atar.
Muhabbet kuşunuzla yem arama oyunu da oynayabilirsiniz. Sevdiği yemi, küçük bir karton kutunun içine koyun. Kutunun üzerine, yemi bulduğunda bir parça kopartabileceği büyüklükte delikler açın. Bu uğraş, hem onu hem de sizi çok eğlendirecek.
Kuşunuza dans etmeyi öğretin. Radyo ya da teybinizde müzik çalarken dans edin. Sizi dikkatle izleyecek. Kısa bir süre sonra o da sağa sola sallanmaya başlayacaktır.
Birlikte gazete okumaya ne dersiniz. Gazetenin sayfalarını sallayın ki, onun dikkatini çeksin. Bir süre sonra gazetenin bir parçasını yırtıp yere atın. Kağıt parçasıyla dakikalarca oynayacaktır.
Bir kabın içine, pişirilmemiş şehriyeler koyun. Muhabbet kuşu, şehriyelerin içinde derin bir araştırmaya girecek, kabın içinde bir o yana bir bu yana savuracaktır. Çok gürültü yapacak, hatta şehriyeleri taşımaya kalkacak.


18- MUHABBETKUŞUNUN ÖZELLİKLERİ NELERDİR ?
SANİYEDE 150 RESİM Muhabbet kuşları, objeleri, tıpkı insanlar gibi renkli algılarlar. Kafalarının her iki yanındaki gözleri sayesinde çok geniş bir alanı görebilirler. Gözleri birbirinden bağımsız hareket edebilir ve arkalarını yukarda olup bitenleri görebilir. Saniyede 150 resmi algılar. Buna karşılık insanların 16 resmi algılayabildiklerine dikkat çekmek isteriz. Bu kuşların hızlı uçması nedeniyle görmeleri hayati önem taşır.
TEYP GİBİ İyi duymak kuşlar için hayati öneme haizdir. Çağırma ve ötüş kuşların iletişim kurmada en önemli aracıdır. Örneğin 400-20000 arasındaki ses frekansını algılayabilirler. Tıpkı teyp gibi, belirli sesleri hafızaya alırlar. Onları tekrar kullanabilirler. Bizim dilimizdeki kelimeleri kullanabildikler

Yorum Yaz